Kapat

Obeziteyle Mücadelede İyi Bir Haber Var

Anasayfa HABER Obeziteyle Mücadelede İyi Bir Haber Var

Obeziteyle mücadelede iyi bir haber var. Oranlar sonunda genç çocuklarda düşüyor. Kötü haber mi? Yetişkinlerde yeni yüksekliklere tırmanmaya devam ediyor.

Çocuklardaki obezitedeki düşüş daha büyük bir başarısızlıktaki küçük bir başarıdır. Çocukluk döneminde sağlıksız kilo alımının yetişkinlikte obeziteyi engelleyeceği umuduyla gençlere bu kadar çok yoğunlaşarak, sağlık yandaşlarının 25 yıl önce sigaraya karşı mücadelelerinde yapmış oldukları hataya düşmüş oluruz. Sonuçta bu gün uygulamamız gereken pazarlamanın gücünden ders çıkardık.

Oranlar yüksek. Amerika’nın yetişkinlerinden obez olan %38 lik kısım diyabet gelişimi, kalp hastalıkları, felç, kanser ve depresyon riski taşıyor. Jama’da yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, yetişkinlerin yarısı ya diyabet hastası ya da diyabet başlangıcında. 10 yıl önce oranlar düşükken, bir çalışma, obezitenin sadece bir yılda 100.000’den fazla ölüme neden olacağını öngörmüştü. Bu insanlık dramının ötesinde, obezite ve diyabet sağlık bakım giderlerindeki artışın asıl sebepleridir, bu da hükümetin ve ailelerin ekonomisine büyük yük demektir.

obeziteyle-mucadelede-iyi-bir-haber-var

6-11 yaş arası çocuklardaki obezite, büyük artışlardan sonra şu an %18’lerde durağanlaştı, ve 2-5 yaş arası çocuklardaki oran 1980’den buyana ilk defa %10’un altına düştü.

Bu değişen eğilimlere şaşırmamalıyız. Sağlık yandaşları başladıkları her işte başarılı oluyorlar. Robert Wood Johnson Kurumu 2007’den beri 500 milyon dolar harcadı ve çocukluk obezitesini engellemek için bir 500 milyon sözü daha verdi- alanındaki en yüksek yatırım diye biliyorum-. Michelle Obama ‘nın “haydi hareket edelim” kampanyası da çocuklar odaklıdır. Pek çok sağlık organizasyonu da onları izlemiştir. Halkın dikkatini, federal yasa ve diğer kural değişiklikleriyle şu an kafeteryalarında daha çok meyve ve sebze sunan ve şekerli içecekleri hazır içecek makinelerini kaldıran okullara ve günlük bakım merkezlerine çektiler.

90’lı yılların başlarında, hükümetin sigara karşıtı programları neredeyse özel olarak gençlerle ilgiliydi. Düsturları “çocuklarımızın sigara içmesini istemiyoruz” olan grubun sorgulanamaz amacını tütün şirketleri bile kabullenmişti. Bu durum okullarda sigara karşıtı programlar başlattı ve dükkânları gençlere sigara satmalarını durdurma çabalarına yol açtı.

obeziteyle-mucadelede-iyi-bir-haber-var

Fakat geri tepti. Genç kitlelere yoğunlaşılması ergenlere “sigara sadece yetişkinler içindir” imajı verdi. Fakat ergenler zaten yetişkinlere özeniyordu. Yıllarca tütün şirketleri bu heves üzerinden, kendi kelimeleriyle sigarayı  “ yetişkinlik dünyasına giden yollardan biri” olarak gösterdiği pazarlama stratejileriyle epey kar elde etti. Şimdi gençlere yoğunlaşma sanayinin eline oynuyordu. 90’lı yılların başından ortalarına kadar sigara içme oranı aniden yükselmiş ve yetişkinlerde durağanlaştı.

Aslında kimsenin sigara içmesini istemeyiz. Sağlık yandaşları bunu üstlendiklerinde, bu onlara sigara vergisine, dumansız hava sahası kurallarına medya kampanyalarındaki sigaranın yapılmaması gerektiği halde yapılmasından zevk alınan eylem olarak değil de ayırt etmeyen bir katil olarak gösterilmesine yol açtı.

Obeziteyle mücadelede çocuklara odaklanmamız aynı kapıya çıkıyor. Yetişkinlerin yemek seçimlerinde mantıklı olabileceklerini ve eğer çocuklar 18 yaşına aşırı kilo almadan girerse öyle kalacaklarını varsayıyorlar.

obeziteyle-mucadelede-iyi-bir-haber-var

Tabi ki çocuklar yemek seçimi konusunda çok olgun değiller, bu yüzden okulda sunulan yemekler sağlıklı olmalı. Fakat bu önemli bir problemi önlüyor: epidemik obezite çoğunlukla yetişkin çağında alınan kilolarla niteleniyor. Obez çocuklar, obez kalma eğilimi gösterirken, hesaplarıma göre, obez yetişkinlerin yüzde sekseni çocukken obez değildi ve yarısından fazlası fazla kilolu bile değildi.

10 yetişkinden 7’si – çoğu doktor da dahil- fazla kilolu. Bir ulus sürekli yağ katmanları eklemeye başladığında, suçlu ne kurban çocuklar ne de eğitimsiz yetişkinlerdir. Problem, normal insanların yemek pazarına karşı koyamamasıdır. Yemek şirketleri işlenmiş; tuzla, şekerle ve yağla dolu çok sevdiğimiz abur cuburlarını satmak için bütün araçları kullanıyor. Büyük restoran zincirleri, paket yemek şirketleri ve içecek şirketleri yıllık toplam reklam için 14 milyar dolar harcıyorlar. Reklamlar rasyonel beynimize paralel bir yol izlediğinden dolayı yemek pazarlaması işe yarıyor. Tabi ki çocuklar bütün bunlara karşı koyamıyor, büyükler de öyle.

 

Bir önceki yazımız olan Dikkat Bu Hastalıklara Yakalanma Olasılığınız Çok Yüksek başlıklı makalemizde Obezite Kaynaklı Hastalık Belirtileri hakkında bilgiler verilmektedir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız 1 Oy, Oy Ortalaması: 5,00
Kaydediliyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Sponsor

Vücut Kitle İndeksiniz Kaç?

cm
kg